Özgeci davranma ne demek ?

Behime

Global Mod
Global Mod
Özgeci Davranma: Başkalarının İhtiyaçlarını Kendi İhtiyaçlarının Önünde Tutmak

Merhaba! Bugün hepimizin zaman zaman yaptığı, bazen doğal bazen de düşünerek gerçekleştirdiğimiz bir davranış biçimi olan özgecilik üzerine konuşmak istiyorum. Özgecilik, başkalarının iyiliğini kendi iyiliğinden önce tutma eylemi olarak tanımlanabilir. Peki, bu davranış biçimi toplumsal cinsiyetle nasıl ilişkilidir? Erkekler ve kadınlar özgeci davranışları farklı şekillerde mi sergiler? Bu yazıda, özgecilik kavramının derinliklerine inmeyi, erkeklerin ve kadınların bakış açılarını karşılaştırarak anlamayı hedefliyorum. Hepinizi tartışmaya katılmaya davet ediyorum!

Özgecilik Nedir? Temel Tanımlar ve Kavramlar

Özgecilik, başkalarına fayda sağlamak amacıyla yapılan eylemleri ifade eder. Bu, bireylerin kendi çıkarlarını ikinci plana atarak, toplumsal ya da bireysel faydayı gözetmesini içerir. Özgeci davranışlar, genellikle empati ve toplumsal sorumluluk anlayışıyla ilişkilendirilir. İnsanlar, yalnızca ailesi ya da arkadaşları için değil, bazen tanımadıkları insanlar için de fedakarlık yapma eğiliminde olabilirler. Bu da özgeciliği hem bireysel hem de toplumsal bir değer haline getirir.

Birçok araştırma, özgeci davranışların doğuştan gelen bir eğilim olmadığını, daha çok çevresel faktörler ve toplumsal beklentilerle şekillendiğini öne sürer. Özgecilik, aynı zamanda kişinin sosyal bağları ve toplumla olan ilişkisiyle de sıkı bir bağlantıya sahiptir. Ancak özgecilik konusunda erkeklerin ve kadınların farklı bakış açıları ve toplumsal rollerinin etkisi büyük bir rol oynamaktadır. Şimdi, bu konuda erkeklerin ve kadınların bakış açılarını daha derinlemesine inceleyelim.

[color=] Erkekler ve Özgecilik: Objektif ve Pratik Bir Yaklaşım

Erkeklerin özgeci davranışları genellikle daha çok mantıklı ve pratik bir çerçevede şekillenir. Erkekler, çoğu zaman başkalarına yardım ederken, bunun bir sorumluluk ya da toplumsal gereklilik olarak farkındadırlar. Araştırmalar, erkeklerin özgeciliklerini genellikle toplumsal rol beklentileri doğrultusunda yaptıklarını gösteriyor. Erkekler, özellikle aile içinde, başkalarını koruma, maddi destek sağlama ya da tehlikelerden uzak tutma gibi görevleri üstlenmişlerdir. Bu, özgecilik eylemlerini bir zorunluluk olarak görmelerine neden olabilir.

Birçok çalışmada, erkeklerin özgecilik davranışlarını daha çok kurallar ve mantık çerçevesinde gerçekleştirdiği vurgulanır. Örneğin, erkekler gönüllü yardımlarında daha çok pratik ve somut katkılar sağlamayı tercih edebilirler. Maddi yardımlar, fiziksel yardım, sorun çözme gibi eylemler erkeklerin özgeci davranışlarının tipik örneklerindendir. Erkeklerin duygusal bağ kurarak özgeci bir davranış sergileyebileceği durumlar ise daha nadir görülür. Bu durum, toplumsal olarak erkeklerin “güçlü ve dayanıklı” rollerine uygun bir davranış biçimi olabilir.

Bununla birlikte, erkeklerin özgecilik konusunda daha fazla sosyal takdir görmek istemesi, yardım etme motivasyonlarının bazen sosyal kabul ve statüyle de ilişkili olabileceğini gösteriyor. Erkekler, başkalarına yardım ederken toplumun onlara olan bakışını güçlendirmeyi de amaçlıyor olabilirler.

[color=] Kadınlar ve Özgecilik: Duygusal ve Toplumsal Bağlarla Şekillenen Davranışlar

Kadınların özgecilik anlayışı ise genellikle daha duygusal ve toplumsal bağlarla şekillenmektedir. Kadınlar, toplumsal olarak daha fazla empati gösterme ve duygusal olarak başkalarına yardım etme eğilimindedirler. Araştırmalar, kadınların, özellikle aile içindeki rolleri doğrultusunda daha fazla özgecilik gösterdiklerini ortaya koymuştur. Kadınların genellikle çocuk bakımı, yaşlı bakımına yönelik duyarlı olmaları, özgeciliklerinin en belirgin örneklerindendir. Ayrıca kadınlar, başkalarına yardım etmenin duygusal bir tatmin sağladığını hissedebilirler, bu da onların özgecilik anlayışlarını pekiştirir.

Toplumsal roller gereği kadınların daha fazla empati göstermeleri beklenmektedir. Bu, kadınların duygusal olarak başkalarına yardım etmeyi, toplumsal bağları güçlendiren ve ilişkileri derinleştiren bir faaliyet olarak görmelerine yol açar. Bu yaklaşımda, duygusal bağlar, özgecilik davranışlarını daha doğal ve içsel bir motivasyonla sürdürmeye yardımcı olur. Kadınlar, başkalarına yardım etmenin sadece bir sorumluluk değil, aynı zamanda insanları bir arada tutma, toplumsal dayanışmayı güçlendirme amacı taşıyan bir eylem olarak kabul ederler.

Bununla birlikte, kadınların özgecilik eylemleri bazen toplumsal olarak takdir edilse de, bu eylemler fazla bir “yük” olarak da görülmüş olabilir. Kadınların özgecilik davranışlarının toplumsal olarak sürekli olarak talep edilmesi, onların duygusal yükünü artırabilir. Bu noktada, kadınların özgeciliklerini yaparken toplumsal baskılara karşı ne kadar özgür olup olmadıkları tartışmaya açıktır.

Sonuç: Özgecilik ve Cinsiyetin Etkileşimi

Erkeklerin ve kadınların özgecilik anlayışları, toplumsal cinsiyet rollerinden ve beklentilerinden büyük ölçüde etkileniyor. Erkekler, özgeci davranışları genellikle pratik ve objektif bir çerçevede gerçekleştirirken, kadınlar daha çok duygusal ve toplumsal bağlarla şekillenen bir yaklaşım sergiliyor. Ancak bu genellemeler her zaman geçerli olmayabilir. Erkekler de duygusal bağlar kurarak özgeci olabilirken, kadınlar da bazen daha objektif ve sorumluluk temelli bir özgecilik anlayışı geliştirebilirler.

Peki, sizce toplumsal cinsiyet, özgecilik davranışlarını gerçekten bu kadar şekillendiriyor mu? Erkekler ve kadınlar, yardım etme konusunda benzer veya farklı motivasyonlarla mı hareket ediyorlar? Görüşlerinizi paylaşarak tartışmaya katılmanızı bekliyoruz!